main hinterlass no spur

Farkındalık 2. Hafta: Karda yürüyün izinizi belli etmeyin

Farkındalık 2. Hafta: Karda yürüyün izinizi belli etmeyin

Bu hafta farkındalık çalışmasının ikinci haftasıydı. İlk hafta işlerimizi dominant olmayan elle yapmaya gayret etmiştik. Bu haftaki çalışmada mottomuz “Bulmak istediğiniz gibi bırakın” Biraz umumi tuvalet duvar yazısı gibi oldu ama yine de aklımızda kolay kalır hiç olmazsa yapacağımız şey diye bu özlü sözü kullanmaktan vazgeçmedim.

Kitapta tavsiye edilen neydi onunla başlayalım: Evde kendinize bir oda belirliyorsunuz ve o odayı işiniz bitip de çıktığınız zaman öyle bir şekilde bırakıyorsunuz ki sizin orada olduğunuz hiç anlaşılmasın. Yani kendi evinizde iyi yetiştirilmiş bir ajan gibi dolaşacaksınız. Yalnız burada bir şart var, bu şartı ben koydum aslında, bu haftaya başlamadan önce kendinize hangi odayı seçtiyseniz orayı önce bir hale yola koyun. Ne de olsa aslan yattığı yerden belli olur. İlk girdiğinizde zaten bomba patlamış gibi bir haldeydiyse oda, o zaman bu alıştırmanın pek bir anlamı kalmıyor. Özellikle evde ergen bir çocuğunuz varsa onun odasına hiç bulaşmayın, her hâlükârda anlar girdiğinizi 😀

bedroom

bedroom2

Şimdi biraz bunu yapmanın bize neler sağlayacağına bakalım. Ben ilk haftakine göre biraz da faydalı ama tabi biraz da zor buldum bu çalışmayı. Ama siz zaten düzenli, tertipli bir insansanız pek zorlanmazsınız diye düşünüyorum. Bu alıştırmanın ilk ve en önemli amacı düzenin aslında herkese pozitif bir duygu hissettirdiği gerçeğini istesek de istemesek de görmemizi sağlamak. Hepimiz ergenlikte ailemizle kavga etmişizdir karışık odamız, toplanmamış yatağımız, yerde bir paçası içeride bir paçası dışarda duran pijamamız yüzünden. Hepimiz de hiç olmazsa birkaç kere “Ben aradığım şeyi bulabiliyorum elleme benim eşyalarıma” diye kendimizi savunmuşuzdur. Ama kim istemez akşam eve gelip kapıyı açtığında tertemiz kokan bir eve girmeyi, elimizi yıkamaya girdiğimizde lavabonun , banyonun temiz (hiç olmazsa kullanılabilir) seviyede bırakılmış olmasını. Yoksa dünden kalmış tabakları, üstüne sinekler doluşmuş yemek artıklarını, mesai sonrası o yorgunlukta mı halletmek daha çok hoşunuza gider?

closet1

closet2

Ben kendime oda olarak bütün evi seçtim ☺ Söylemiştim , bende maalesef denge olayında bir sakatlık var. Ya hep ya hiç, ya beyaz ya siyah diye uçlarda geziyorum hep. O yüzden bu hafta tek oda seçmenin beni kesmeyeceğine karar verdim ve tüm evi seçtim. Evde 2 çocuk ve 1 de koca olunca işim zor oldu biraz. Öncelikle her odanın, tuvalet ve banyonun kapısına A4 kağıdına bastığım “Lütfen iz bırakmayınız” notlarını yapıştırdım. Küçük bir post-it de aynı işi görebilirdi ama bizim evde etki yaratmak için biraz abartılı hareketler yapmak gerekiyor. Gerçi bu işin şöyle bir yardımı oldu bana, çocuklar bilgisayarda bu A4leri hazırlamayı, sağına soluna gülen suratlar yapmayı, onları şeffaf dosyalara yerleştirip kapılara asmayı çok eğlenceli buldular ve oyun haline getirdiler. Tabi birbirlerini gammazlamak ve işin suyunu çıkarmak da ayrıca hoşlarına gitti. Bu hafta evin içinde sürekli banyo paspası 1cm kaymış, kumandayı birisi ellemiş gibi şikâyetler uçuştu havada ama gerçekten tabaklarını makinaya koymasalar bile mutfağa götürdüler. Yani bu hafta yalnız benim icin değil tüm aile için biraz daha değişik geçti. Ben hedefime tüm evi aldım aslında ama beceremezsem başarısızlık duygusu yaratmasın diye de daha küçük bir alanı, mutfağı esas bölgem seçmiştim. Bu mekanda da alıştırmanın ikinci faydasını farkettiğimi düşünüyorum. Bir taraftan bizi farkında olmaya alıştırırken bir taraftan da tembelliğin önüne geçiyor. “Bugünün işini yarına bırakma” (mümkünse ertesi güne bırak demek konumuza hiç uymaz, aman ha ;)) lafını hayata geçirmemizi sağlıyor. Makina boş bile olsa kahve içtiğim bardağı tezgaha bıraktığım çok olmuştur. Ya da makineyi boşaltmaya üşendiğim için içeri odadan yedek tabak takımlarını çıkardığım. Soğuk havalarda çöpü dışarıya çıkarmaya üşendiğim için ertesi güne ertelediğim de. İşte bu hafta bunların hiçbirini yapmamaya çalıştım. İşin garip tarafı da böyle yazınca sanki dakika başı çamaşır , bulaşık yıkadım, banyoyu temizledim gibi gelse de günlük işlerim her zamankinden daha kısa sürüyordu ve iş bitip oturduğum zaman acayip huzurlu oluyordum. Ben bu haftadan kendi adıma çok şey öğrendim. Çamaşırlar kuruyup katlandığında derhal yerlerine yerleştirdim, ceketimi (evet bu mevsimde hala burada ceket giyiyoruz maalesef) çıkardığımda koltuğun üstüne atıvermek yerine portmantodaki yerine astım, yere dökülen bir şeyleri görmezden gelerek yarın süpürürüm demek yerine el süpürgesiyle alıverdim. Bu hafta karda yürüdüm izimi belli etmedim.

kitchen1

kitchen2

Dediğim gibi sol el çalışmasına göre benim için daha yoğun geçen bir hafta oldu. Ama bu huyların tam yerleşmesi için cidden insanın kendi üstünde acayip bir disiplin kurması gerekiyor. Başka Ustaların da bu konularda yazdıklarını okumaya çalıştım bu hafta. Bir tanesi çok ilgilimi çekti mesela. Steve Pavlina diyor ki şu buzdolabının üstüne mıknatısla evrak tutturmak huyunuzdan vazgeçin. Okulların da tatile girmesini fırsat bilip ben de dolaba magnetlediğim kağıtları bir temizledim. Aman Allahım. Ne kadar çok kağıt birikmiş. O kâğıtların dolabın üstünde durmasına o kadar alışıyorsunuz ki artık dikkatinizi bile çekmiyor. Burada posta hizmeti de ne yazık ki çok iyi çalıştığı için ☺ her eve gelişimde mutlaka birkaç tane zarf da oluyor elimde. Çoğu neyse ki reklam , bazısı resmi evraklar ve sonra çocukların arkadaşlarının davetleri, okuldan gelen kâğıtları, vs derken ev kâğıttan geçilmiyor. Ne tavsiye ediyorlar buna karşı peki?…Kâğıt geldiğinde takvim ya da ajandanıza kayıt etmeniz gereken birşey ise bunu hemen yapın ve kâğıttan kurtulun. Her evden çıkışınızda çöplerinizden kurtulun. Bu, Türkiye için pek anlaşılır olmayabilir ama biz burada kâğıtları, plastikleri, depozitolu şişeleri ve organik çöpü ayırdığımız ve çöpümüzü de dışarıya kendimiz götürmek zorunda olduğumuz icin aslında çok mantıklı bir tavsiye. (ÇÖP) Tabi ki her gün elinizde bir tek cam şişe ile cam kumbarasına gidecek haliniz yok ama onlardan hiç olmazsa fazla birikmeden kurtulmanın yollarına bakmak evdeki yığından sizi hemen kurtarıyor.

bathroom1

bathroom2

Ben gelecek okul sezonu icin çok ümitliyim. Küçük bir kutu yaptım kendime. Gün içinde gelen her kâğıdı akşama kadar o kutuda biriktirip akşam tv karşısında mayışırken de onları eleyeceğim. Şu an için acayip parlak bir fikir gibi görünüyor ama bakalım evdeki hesap çarşıya uyacak mı? 😀

null

Sosyal Medyada Paylaş!

ToBe

ToBe

Hiçbirşey için geç değil ve Married with Children :)