FARKINDALIK 3. HAFTA

FARKINDALIK 3. HAFTA

Allah’ın bir hikmeti mi, bir tesadüf mü (tesadüf diye birşey yok demiştim. değil mi?), bir zamanlama mucizesi mi artık ne derseniz deyin üçüncü hafta farkındalık çalışmasını hakkını vererek yapabilmem için bundan daha uygun bir hafta olamazdı benim icin.

Üçüncü hafta konusu şuydu: Bir hafta boyunca konuşmalarımız ya da yazışmalarımız sırasında gereksiz sözlerden, seslerden kaçınacaktık. Gereksiz söz derken kastettiğim “ihmm – aaa – yaaa – abicim – kanka- bro – hadi yaa – şey – “ ve türevi kelimeler. Ben Almanca konuşurken bazen sessizlikleri doldurmak, bazen aklıma bir kelime gelmediğinde sürekli bu tip DOLGU kelimeleri kullandığım için bu haftayı es geçmeye karar vermiştim daha ilk hafta. Ama bakın şu talihe ki üçüncü haftam tam da Türkiye tatilimin ilk gününe denk geldi. Madem kader ağlarını bu şekilde örmüştü o zaman ben de her zamanki „Vur deyince öldür” hayat felsefemden yola çıkararak yine abartacaktım ve whatsapp mesajlarımdaki emojilerden tutun da yazarken çok sık kullandığım “falan” “vb” gibi kelimeleri de mümkün olduğunca azaltacaktım. Hiç olmazsa bunları kullandığımda cümleyi tekrar bir okuyup gerçekten gerekli mi değil mi diye düşünecektim. Zaten önemli olan o kelimeyi kullanıp kullanmamaktan daha çok kullandığınız zaman bir silkinip o an bir dolgu kelimesi kullanmakta olduğunuzu farketmek. İnanın farkındalık çalışmasının en önemli kısmı bu. Eğer gün içinde 10 kere falan dediyseniz ve bunu farkettiyseniz , bu bile alıştırmanızın başarılı olduğunu gösterir.

Herkesin kullandığı dolgu kelimelerinin farklı olduğunu düşünüyorum. Belki siz normalde zaten yukarıda yazdığım kelimeleri kullanmayan biri olabilirsiniz. Sakın bu haftaki alıştırmadan kurtulduğunuzu düşünmeyin J Sizin de mutlaka otomatiğe bağladığınız bir kelime vardır. O zaman siz de dikkatinizi bu kelimeye odaklayın.

 

telefonblahblahblah

Ben ilk gün annemle telefonda konuşurken sesimi kaydettim. Sürekli “dur bir şey daha vardı anlatacağım” deyip durmuşum. Tabi konu çok birikmişti o ayrı ama kafam sürekli bir sonra anlatmayı düşündüğüm dedikoduyla dolu olduğundan aslında çok da FARKINDA bir konuşma yapmadığımı düşündüm.

 

Siz de bu hafta icin böyle alıştırmalar belirleyebilirsiniz kendinize. Ama ben sohbetler sırasında çok da başarılı olamadım. Muhabbetin heyecanına kapılınca Hey’ler ayyy’lar havada uçuştu. Ama yazarken çok az da olsa başarılı oldum. Ama kendimi çok sıkıcı bulduğumu da itiraf etmek zorundayım. Ben çünkü her mesajın sonuna kalpler, sırıtan suratlar koymazsam kendimi tam ifade edemediğim hissine kapılırım. O yüzden bu hafta birkaç arkadaşımdan ‘Hayırdır moralin mi bozuk?’ geribildirimi de aldım. Bilmiyorum sanki bu hafta beni çok tatmin etmedi farkındalık konusunda. Ama hiçbirimiz mükemmel değiliz, kendimize başarısız olma hakkını da vermemiz lazım. O zaman hafta bazında başarısız da olsam kişilik gelişim yolculuğunun geneli için iyi bir tecrübe edindiğimi söyleyebilirim.

 

Bu hafta neler öğrendim?

Çalışmanın amacı konuşmaya ve yazmaya odaklanmak ve gereksiz sözcüklerden arınmak olsa da ben kendimle ilgili başka bir ders çıkardım bu hafta.

  • İşler her zaman planladığın gibi gitmeyebilir ama yaşadığın şeyler belki sana bambaşka bir konuda yardımcı olacaktır.
  • Olayları sadece olay olarak gör ve yargılama (iyi, kötü, başarılı, başarısız……kime göre? neye göre?)
  • Lao tzu hikayesini bir daha oku (LINK: http://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2008/12/24/karar_vermenin_bilgeligi)

 

 

null

Sosyal Medyada Paylaş!

ToBe

ToBe

Hiçbirşey için geç değil ve Married with Children :)